2

Published on 03/09,2008

Ne olduğunu anlayamadığı bir suç işlemiş gibi. Kaçtı ve bilmediği bir dünyaya sığındı. Tanıdığı bütün yüzler ardında kalmıştı. Yenilerini tanıyabilirdi, böyle diyordu yolculuk boyunca. Peki sorun neydi; sadece suçunu anlayamamış olması mı? Ya da kaçmak fikrini onca yıl barındırmışken düşlerinde, o ana zoraki olsada kavuşması mıydı? Bu güzel olmalıydı; ama hoşuna gitmiyordu bir türlü. Uzun ezici geceler ardında sürüklenen yolculuğun bitmesi için bekliyordu. Huzursuzdu, kaynağını, yerini bulamadığı tuhaf bir sızıntıyla irkiliyordu... Ve bir gece son buldu yolculuğu.. Ya da öyle sandı...

Etrafı görmeye çalışıyordu. Ağır bir yapışkanlıkla boğuşarak geceyi batırmayı başardı. Ve o anda gördü... Kaçtığı yerden farkı yoktu yüzlerin ve bazen ceza suçun kendisiydi... Ne olduğunu bilmediği bir suçun bilinmeyen cezası... 

Kendinden kaçabilir misin; geçmişsiz bir gelecek... Ceza suçun kendisi...

-мσσηѕєт-


http://weblogtr.com/trackback.php?id=3401

Yorum ekle
Spam mesajları önlemek için bu sitede onaylama/inceleme sistemi vardır. Mesajınızın görüntülenmesi zaman alabilir.

2