1
Kaya parçasının önüne atılmış sürüklenirken, ileri değil etrafa, ayaklarımın dibine bakmam gerekiyordu. Belki biraz geç oldu ama bunu farkedebilmem tuhaf bir heyecan uyandırdı denebilir. Olumsuzluğa doğru sürüklenirken, ayaklarının dibindeki olumluluğa bakmasını söylemiştim ona. Ben de tam o anda farkettim sanırım... Hayatları için birşeyler yapmalarını söylüyordum, olumlu bir yaşam için.. Nasıl oldu değil de, nasıl olabilir... En sonunda ben de farkettim. Dilimden onca güzel yaşam dersi dökülürken, ben kaç tanesini denemiştim.. Denemeliydim...
Yıllar sonra o gün başım ağrıdığında farketmiştim; düşüncenin özgürlüğe adımı...
Hayatın bir gün biteceğini bilirken, unutulmaktan mıydı korkumuz... Oysa dünyanında bir gün sonu gelecekti ve unutmak denen şey unutulacaktı bir gün... Farklı bir zamanda ebedi yaşam...
Dün gece, kendi bedenine dışarıdan göz atmaktan bahsetmişti. Geceleri gördüğüm kabusları bilinçli olarak yaşama fikri pek hoşuma gitti diyemem. Diğer taraftan neden olmasın dedim, bahsettiği anlamda değildi belki, ama yapılabilirdi...
Varoluşun yalnızlığından bahseder filozoflar. Haksız mıydılar; sanmam... olduğu gibi hiç bir şeyi anlatamıyorken insan, ne kadar paylaşsa da kendini dünyayla, tek başına yaşıyordu kendi dünyasında... Her zaman söylediğim gibi, sıkıcı olmaya başladı papağanlığım ama böyle işte, Einstein'nın değimiyle yalnızlıktan haz almayı başarabilmekti... Tekliğinde farklı bir dünya, toplumca uygun görülmeyen tarzda bir iyileşmeydi benimki. Uygun görülmemesini mazur görmek zor değil tabii, toplum dışarıda kalıyordu...
Paylaşamıyorsan ne anlamı var demekte haksız sayılmazsınız tabii, ama anlatmanın zorluğuna karşı anlatmamaktan haz almak gerekir belki...Susmak değil tabiki, sadece farklı bir oyun... Şizofrenliğe gebelik deseler de gerçeğin kimin için ne olduğunu onlar da bilmiyor...
-мσσηѕєт-